News

Sezgin Akan'ın mücevher koleksiyonunu sergiliyoruz... June 29 2016, 0 Comments

 

Sezgin Akan, Ankaralı, mimar, öğretim görevlisi ve mücevher tasarımcısı.  Çeşitli yurtdışı seyahatlerde aldığı işler ve Türkiye'deki tasarımcıların mücevherlerinden aldıklarıyla beraber geniş bir 'yeni mücevher' koleksiyonu var.

Sezgin Akan'ın mücevher deneyimini kendi kaleminden aktaralım...

 

'Mücevhere hep ilgi duydum.

Üniversite yıllarında geleneksel gümüş işleme yöntemleriyle yapılan savatlı bilezikler, Midyat’tan telkari kemerler, Trabzon hasırı bilezikler ve antika madalyon ve takılar topluyordum. Yarı değerli taşlara da meraklıydım. İlk ateş kehribarını İstanbul’dan bir filatelistten, iki sıra lapisi Amerika’dan, yeşim taşlarımı Rusya’dan, süzme mercan kolyemi ise İtalya’dan eşe dosta getirttiğimi hatırlıyorum.

 

Geriye dönüp baktığımda üniversitede aldığım endüstriyel tasarım eğitiminin bu ilgiyi malzeme ve teknik odaklı hale getirdiğini görüyorum.

1990’lı yılların sonlarından başlayarak seyahat ettiğimiz şehirlerdeki mücevher galerilerinden, müze dükkanlarından ve fuarlardan tasarımcı mücevherleri toplamaya başladım. İlk parçalarımı 1996 yılında Londra Electrum ’dan almıştım - Reiko Wanibuchi hareketli alüminyum bir broş ile Kim Ellwood & Mike Abbott ‘bird’.

 

Devamı 1997’de MCA Şikago’dan aldığım Mardi Gras Balo elbise parçaları ve Zenith TV telleri gibi geri dönüşüm malzemeleri kullanılarak tasarlanıp evsizlere yaptırılan kertenkele ile geldi.

 

     

Parçalar biriktikçe ortak özelliklerinin çoğunlukla endüstriyel tasarımcılar tarafından gündelik/değersiz malzeme kullanılarak tasarlanmış olmaları olduğunu fark ettim. Beni farklı tasarımlarda görmeye alıştığımız malzeme ve tekniklerin mücevherde denenmesi ve bu yolla geleneksel mücevherdeki ‘değerli’ kavramının sorgulaması etkiliyordu. Değerli madenler ve taşlar yerine alışılmamış malzeme ve tekniklerle tasarlanan yeni mücevherde tasarım fikri, takanın kimliği/duruşu, taktığı ile verdiği mesaj ön plana geçiyordu.

 

    

Mücevher tasarımında demokratikleşme olarak da görülen yeni mücevher akımı 70’lerde başlayarak ve 80’de Orta Avrupa, İngiltere ve Amerika’da etkili olmuştu ama ülkemizde bilinmiyordu. Yeni mücevher kitapları okumaya, dergilerini ve sergilerini takip etmeye başladım. Asıl keyiflisi ben de mücevher tasarımı yapmaya başladım.

 

    

Uzun çalışmalar sonucunda geliştirdiğim cam boncuk kaplama tekniği ile tasarladığım ilk işleri ECNP Galeri’de 2004 yılında sergiledik.

Bu sergiyi Ankara Siyah-Beyaz’da açtığım sergi ve 2006 ORIGIN Londra fuar katılımı izledi.

 

Aynı dönemde mezun olduğum bölümde ‘yeni mücevher’ ve ‘dijital mücevher’ derslerini açtım. Yeni mücevher dersinde kağıt, keçe, reçine ve geri dönüşümlü malzemeler kullanarak yaparak tasarlama yöntemi ve el işçiliği ile çalışıyoruz. Dijital mücevher dersinde ise geleneksel el işliği yöntemleri ile dijital üretim yöntemlerini birleştirerek mücevherde yeni form ve dijital içerik katkısını araştırıyoruz. Ve tabii işlerimizi mücevher tasarımının en iyi değerlendirilme yolu olan sergilerle paylaşıyoruz. İstanbul Tasarım Haftası, İstanbul Tasarım Bienali ve ODTÜ EÜTB Mezuniyet Projeleri sergilerine katıldık / katılıyoruz.

 

Yeni mücevher dersinde çalışmaya başladığımız keçeyi öğrencilerle birlikte ben de keşfettim ve çok sevdim. Boyama aşamasından tüm şekil verme süreçlerine kadar keçeyi hem öğrendim hem de tasarımlarımda kullanmaya başladım.

Keçe ve boncuk işlerimden oluşan 2 farklı koleksiyonumu ORIGIN 2007’de Londra’da sergiledim. Keçe işlerim büyük ilgi gördü. Karma sergilere katıldım.

Bugün de mücevhere olan ilgim hem tasarlayarak, hem eğitimine katkı vererek hem de biriktirerek devam ediyor. 500’ün üzerinde endüstriyel tasarım ve mimarlık öğrencisi derslerimi almış. Aralarından mücevher tasarımı yapanları sevinerek izliyorum. Bu sergi için çalışmaya başlayınca 70 farklı tasarımcının 100 yaklaşan sayıda işini biriktirmiş olduğumu fark ettim. Topladığım her bir parçanın ayrı bir anısı var ve asıl ‘değerli’nin onlar olduğunu hissediyorum. Belki de biriktirdiklerime koleksiyon yerine 1996’da Bugüne Yeni Mücevher Deneyimi demek daha doğru olacak.'

Sezgin Akan Koleksiyonu - 1996'dan Bugüne Yeni Mücevher Deneyimi sergisini 16 Haziran - 30 Temmuz 2016 tarihleri arasında ECNP Galeri'de gezebilirsiniz.


Paşabahçe's OMNIA project pieces are now available at Paşabahçe stores January 29 2016, 0 Comments

As we are sure you have followed, we took part in a very creative and meaningful project organized by Paşabahçe Stores.  Omnia Project brought together 18 designers and three talented glass artists to create the future of glass art.

The collection aims to bring together tradition, culture and design. So each of designer, Ela and Nazan separately, has created new objects where they re-defined the objects' traditional use, changed traditional objects' forms, colors, has ventured to expand the glass's habitat and its manufacturing possibilities.

A great video that puts together the process of the project reflects how pleasant it was for all the participants.

At the opening party at Bomonti Ada, we had a chance to see all the objects together along side ours.  We were all impressed and happily surprised by the wide variety of objects.  Below are a few photos from the opening and our pieces.

Nazan's Leaves Vases are in three different shapes; she is most familiar with these shapes coming from the trees that she often sees in her day to day life in Istanbul.  Their colors ranging from red to green to brown reflect the passage of seasons and how these beautiful forms are influenced by it.

Evil eyes by Nazan are three dimensional, you can see them from everywhere and they follow you everywhere.

Doodles on a paper came to life as vases and bowls, decorated with traditional decoration techniques of cuts and gilding.

Ela's tea glasses called Zarife reflect her keen interest in doilies.

Most objects belonging to Omnia project are on sale at Paşabahçe stores, some will be available in the future.  In stores they are nicely displayed at a separate display with the designer's name. We hope you will like them as much as we enjoyed creating them.

 


We will be happy to see you at the first exhibition of the season... November 12 2015, 0 Comments

 

Minimum // Maximum by Bilge Nur Saltık is the opening exhibition of this season for ECNP Galeri.  

A young and talented designer Nur has established her studio on 2013, the following year she won New Design Britain Award with her Share.Food series. She is one of the co-founders of London based collective Form&Seek and she has been exhibiting with them for 3 years.

With the opening reception that took place at November 5th, we have started to exhibit a selection of her work around optical illusions, her latest series ‘OP-vases’, vases where she creates a bouquet from a single flower next to her very first optical collection ‘OP-jects’, a glassware series with whimsical effects. Also ‘Blossom’,  light series that use the refraction of light as a tool to create optical illusions and ‘Jalousie’, the mirrors that she debuted in this year's London Design Week can be seen in the exhibition.

Another work by Nur, a glass-light installation, AMPLIFY, can also be seen at Contemporary Istanbul until November 15th.

You can visit the exhibition until December 5th, 2015.