News

'KARMA Tutku Nesneleri' izleyici ile buluşmaya hazır September 07 2018, 0 Comments

 

Uzun bir yaz arasından sonra şehre döndük ve ilk sergimize hazırlanıyoruz. 

Öncelikle tasarımcısı için bir tutku nesnesi. Bu KARMA sergide tasarımcılar tutku ile yaklaştıkları, zanaat ile tasarımı birleştiren işlerini sergileyecekler. Sergiye katılan beş tasarımcı farklı malzeme ve tekniklerle çalışıyor; bazen geçmişten, bazen coğrafyadan ya da üretim sürecinden ilham alıyor. Tasarımlar zanaatkarların atölyelerinde hayat buluyor. Bu birliktelik her iki taraf için farklı üretim disiplinleri hakkında devam eden bir eğitime işaret ediyor. Çıkan işler izleyen için de birer tutku nesnesine dönüşmeye hazırlar.

Bu bir araya gelişin, farklı dünyaların, nesnelerin, üretmenin ve hayallerin sinerjisini KARMA bize sunacak.

Buket Hoşcan Bazman

Plus

Plus yan sehpa, geometrik formu ve kendine özgü renkleri ile dinamik iç mekan kompozisyonları yaratmak için tasarlandı.

Gövdesi ve üst yüzeyinin bir kısmı boyalı metalden oluşurken, diğer kısım ahşap, cam, mermer gibi malzemeler ile kişiselleştirilebilir.

Rezzan Hasoğlu

Idyllic Summer: Filigrana ve incalmo teknikleriyle üfleme cam

Osmanlı İmparatorluğu’nun 3. Selim döneminde (18.yy civarı) Venediklilerin geliştirdiği filigree cam tekniğini adapte etmiş ve tipik mavi-beyaz haliyle Çeşm-i Bülbül cam tekniği olarak uyarlamıştır. Çeşm-i bülbül camları Osmanlı döneminde hediyelik olarak ve sofralarda kullanılmıştır. Idyllic Summer Collection bu geleneksel cam üfleme tekniğini yeni bir form dili ve işlev ile sonraki nesillere kültürel miras olarak aktarmaktadır.

Bütün parçalar İstanbul’daki cam ustaları tarafından elde üretilmiştir.

DUO: Doğal kumlarla birleştirilmiş üfleme cam

Bu yıl içerisinde yapılan DUO Koleksiyonu ikilik fikrinden yola çıkarak oluşmuştu. İki kişinin üretim sürecinde birlikte çalışması, iki çeşit kumun kullanılması, çift cam ve iki parçanın birleşiminden oluşan ürünler yer almaktadır.

Sand to Glass serisinin devamı olan koleksiyonumuz, kumları projenin parçası olmak isteyen katılımcılarımız sayesinde gelişmeye devam etmektedir.  Delikli Koy, Dubai çölü, Costa Rica, Miami, Alaçatı ve Cunda kumları kullanılmıştır.

Begüm Cana Özgür

Haze: El dokuması kilim, yün

HAZE kilimleri, renkler arasında yarattığı etkileşim ile kilim yüzeyinde transparanlık-opaklık illüzyonları yaratıyor. Geleneksel kilim dokuma tekniklerini adapte ederek geliştirilen bu grafik anlatım, Anadolu'nun yetiştirdiği zanaatkar kadınlarımızın ellerinden çıkıyor.

Flakes: Tekstil tasarımı, yün

FLAKES, minik keçe topların ipe dizilerek bir araya getirilmesiyle oluşturulan, dokunsallığı güçlü bir battaniye tasarımı. Özel bir ustalık gerektirmeden, mümkün olduğunca fazla kadını üretim sürecine dahil etmeyi amaçlayan bir ürün olarak ortaya çıkıyor.

Lotus: Yer koltuğu, yün ve viskon karışımı

Göçebe Türk kültüründe halıların üstelendiği mekânsal fonksiyonlardan ilham alan LOTUS, 2 boyutlu bir halının 3. boyuta taşınmasıyla, bir yer koltuğuna dönüşüyor. Form referansını ise içe dönük bir yoga pozu olan Lotus oturuşundan alarak, konvansiyonel oturma pozisyonlarının ötesinde, kendi mekanını tanımlayan, esnek bir dinlenme alanı öneriyor.

Bilge Nur Saltık

Shimmer Mumluk

Shimmer Mumluk Bilge Nur Saltık tarafından yakamozdan ilham alarak tasarlandı. Üç kat camın birbirine pirinç vidalarla sıkıştırılmasından oluşan Shimmer’ın her bir katmanı farklı yöne verev desenlerle elde işleniyor. El yapımı desenlerden yansıyan ışık shimmer mumluğun gövdesinde illüzyonlar oluşturuyor.

Ripple Espresso Cups

Ripple kahve fincanları Bilge Nur Saltık tarafından eski Yunan dorik kolonlarından ilham alınarak tasarlandı. Ripple fincanlar 3D baskı yöntemiyle basıldı ve seramik kalıpları oluşturuldu. Yatay ve dikey desenlerden oluşan Ripple fincanlar üst üste istiflendiğinde mini kolonlar oluşturuyor.

Dot

Bilge Nur Saltık tarafından Uniqka markası için tasarlanan Dot serisi derinin materyal olarak potansiyeline odaklanıyor. Materyal olarak geçirgen olmayan, fakat dış etkilerden devamlı etkilenen ve değişen deriyi camla destekleyerek hazneye dönüştüren Dot serisi geometrik desenlerle içinde sakladıklarına gözlem delikleri açıyor. Geometrik desenlerle deriye geçirgenlik sağlayan tasarım bir nevi malzemeye yeni bir özellik ekliyor.

Natürel haliyle kullanılan deri elde atılan dikişlerle birleştiriliyor ve varla yok arası strüktürel camla bir araya geliyor. İki ebatta sunulan Dot serisi vazodan kalemliğe ve mumluğa çok amaçlı bir hazne.

Posta

Posta serisi Bilge Nur Saltık tarafından Uniqka markası için tasarlandı. Posta, levha olarak gelen deri materyalini sade ve elegant, üç boyutlu saklama ünitesine dönüştürüyor. Materyalin gücünü ve dayanıklılığını kullanan Posta’da, özel kesim deri üç noktadan zarf gibi katlanarak pirinç detaylarla birleştiriliyor. İki boyutuyla dergilikten kalemliğe birçok işlev üstlenen Posta, yaşam alanlarınıza uyum sağlamak için tasarlandı.

Ömür Tokgöz

‘Utopia-distopia’: Porselen

İnsan ve ürettiği nesneler bütünü olarak kent.

İnsan ve insanın ürettiği nesneler bütünü olarak kent; önce özgürlük sonra bağımlılık ardından da güvensizliğe dönüşen bir mekan olarak hayatımızın merkezinde duruyor.

Son 10 yıldır insan-nesne-mekan bütünü olarak kent içinde insanın konumunu anlamaya çalıştığım fotoğraflar çekiyorum.  

‘In-visible cities’bu fotoğraflardan oluşuyor.  

‘Kent biçimini karşısında durduğu çölden alır’ * diyen ‘Utopia-distopia’ise sonucunu izleyicinin kendisine bırakan bir seri.

*Görünmez Kentler , Italo Calvino

4. Istanbul Tasarım Bienali ile paralel etkinlik olan sergiyi gezmek için 20 Eylül - 20 Ekim 2018 arasında sizleri ECNP Galeri'ye bekliyoruz.


Türkiye Tasarım Haftası'nın ardından... November 15 2017, 0 Comments

8-12 Kasım arasında gerçekleşen Design Week Turkey ve 9 Kasım'da ECNP Galeri'de açtığımız Collectible Design sergisi sayesinde tasarım dolu bir hafta geçirdik.

Lütfi Kurdar'da düzenlenen Türkiye Tasarım Haftası'nda tasarımcıların, yerli ve yabancı tasarım ofislerinin, sanatçıların, üniversitelerin tasarım okullarının, tasarım platformlarının sergileri yer aldı. Bunların yanı sıra endüstriyel tasarım, moda, görsel iletişim tasarımı, mimari gibi alanlarda tanınan isimlerin panel ve konferansları gerçekleştirildi.

Mücevher dışı işlerimizle katıldığımız iki sergiden ilki 'Türk Tasarımının Genetik Kodları' idi.

Türk zanaat ve sanat kültürünün yarattığı zenginlik, Türk sanayisi ve yaratıcı Türk tasarımcılarının elinde eşsiz ürünlere dönüşüyor. Dönüşen bu ürünler, “Türk Tasarımı'nın” genetik kodlarını oluşturuyorlar ve gelecekteki tasarımcılara ilham veriyorlar. Design Week Turkey'de sergiler kısmında yer alan 'Türk Tasarımının Genetik Kodları', bu ürünlerin seçkin bir derlemesinden oluşan özel bir koleksiyon olarak tasarlandı. Koleksiyon, ziyaretçilere Türk kültürüne ait objelerin ünlü tasarımcılar tarafından yeniden tasarlandığında farklılaşarak global tasarım dünyasında nasıl öne çıktığını gözler önüne sermeyi amaçladı. Gencer Uçar'ın küratörlüğündeki sergide Nazan Nazarlık ve Yaprak Vazolar'ı, Ela ise Shish-Dish ile yer aldı.

 

Design Week kapsamındaki bir diğer sergi Adorno idi. Sergi yerel camialarını tanımlayan tasarımcı işlerine yer verecek şekilde kürate edildi. Sergide, Sao Paolo, İstanbul, Kopenhag, Amsterdam, Brüksel, Milan, Barcelona, Mexico City, Madrid, Berlin ve Londra gibi farklı metropollere yayılan Adorno Uluslararası Tasarım İşbirliği’nin değerli üyeleri olan tasarımcılar aracılığıyla, yükselen trendler hakkında birinci elden bilgi vermeyi ve kültürel çeşitliliğin ve farklılığın, tasarım üzerinden keşfedilmesini sağlamayı amaçladı.

 

Katılan tasarımcılar: Tim van Cromvoirt(nl), Kiwi Bravo(es), Jordi Canudas(es), Jorge Manes Rubio(es), Tomas Kral (es), Zascho Petkow(de), Philipp Weber(de), Linde Freya(be), Kevin Oyen(be), Gurli Elbaekgaard(dk), ClibKlap(dk), Kristine Engelbrecht(dk), Nilufer Kozikoglu(tr), Sema Topaloğlu(tr), Ela Cindoruk (tr), Defne Koz (tr), Özlem Yalım (tr), Ayres (tr), MX(mx), Perla Valtierra (mx), Analogia Project(it), Paolo Ulian(it), Gionata Gatto(it), Carol Gay(br), Ines Schertel(br), Allegri de Fogale (uk), Utopia and Utility(uk).

11 Kasım tarihinde de Ayşe Coşkun Orlandi'nin moderatörlüğündeki 'Tasarım ve Zanaat Eksenli Tartışmalar #1: Usta Tasarımcılar, Tasarımcı Ustalar' paneline katıldık. Sahneyi değerli akamedisyen Prof. Alba Cappellieri, tasarımcı/usta Arman Suciyan ve Kapalıçarşı'dan usta Rafi Şadıyan ile paylaştık. Türkiye'de ve dünyada mücevher tasarımının önündeki süreci ve Kapalıçarşı geleneğinden gelen ustalar ile okullu tasarımcıların beraber yaratıp ürettiği bir dünyayı hayal etmeye çalıştık.


Collectible Design sergisinin açılışını yaptık. November 10 2017, 0 Comments

 

Tasarım objeleri günlük hayatımıza yeni malzeme, şekil ve teknikleri getirdiği için oldukça önemli. Yatırım aracı olarak düşünüldüğünde ise, bu tasarım objelerinin yaratıcılığı, özgünlüğü, nadir bulunmaları ve tarihsel değerleri, el işçiliğinin kalitesi ile birlikte kilit unsurlar olarak öne çıkıyor.

Seramik, mermer ve bronz gibi Türkiye’de çokça bulunan malzemeler tasarım objeleri için oldukça önemli. Fakat tasarım objeleri ile ilgilenebilmek için insanların Türkiye’de olmayan, tasarımın önemine ilişkin kültürel ve tarihsel farkındalığa sahip olmaları gerekiyor. İşte bu yüzden, Türkiye’nin ilk “Collectible Design” sergisini oluşturduk. 

Türkiye'de kadın tasarımcılar yakın zamanlarda ön plana çıkabildi. Kendi markalarının ve objelerin tasarımıyla birlikte, üretimi ve satışı da kendileri yaptıkları için bu imkanları kendileri yarattılar. Sema Topaloğlu, Nilüfer Kozikoğlu, Özlem Yalım ve Ela Cindoruk gibi bu önemli gelişmelerin önde gelen isimlerinin “collectible” olarak nitelendirebileceğimiz objelerini bu sergide sunuyoruz. Bazen kendi elleriyle zanaat üretimi içinde bulanan tasarımcılar büyük uğraşlarla aynı zamanda bu objelerin tanıtım ve satışını da üstlendiler.

Ayrıca onlardan sonra, gelen yeni nesil tasarımcıları Türkiye’de tasarım ve üretim dinamiklerine farklı bir yaklaşım getirdikleri için sergiliyoruz. Melike Altınışık, Gözde Kavalcı Eren, Mevce Çıracı ve Buket Hoşcan Bazman çalıştıkları tasarım ofisleri içinde teknik ve tasarımı birleştirerek zanaat ve dijital fabrikasyonu kullanarak yeni nesil tasarım objelerinin üretim süreçlerini üstlendiler. Sergide bir önceki nesilde zanaate verilen önemi bu tasarımcıların objelerinde de görebiliyoruz. 20 – 30 yıl sonra her iki neslin tasarımları içerisinde bulunduğumuz dönem ve kültürün özelliklerini yansıtan değerli parçalar olarak nitelendirilecek.

Buket Hoşcan Bazman -DROP masa
Ø 120 x 37 cm
Mermer, Lake masif ahşap
Geleneksel tasarım anlayışına karşı, modernist ve yalın çizgileriyle belirgin bir sadelik sunar. Elde oyulmuş mermer disk, tasarıma doğanın desenlerini ekleyen ana görsel öğeyi oluşturur. Boşluk bölgeleri küçük ev aksesuarlarını organize etmeye yardımcı olurken, altındaki gizli tekerlekler hareket kolaylığı sağlar.

 

Gözde Kavalcı Eren - Hanging Marble Masa

98 x 60 x 82 cm
AkdoLAM mermer-fiberglas laminat, Metal profil
AKDO için bir Ar-Ge sürecinin parçası olarak tasarlanan masa, katmanlı ancak ince bir malzeme olan mermer laminatın kullanılmasıyla geliştirildi. Mermerin fiberglas ile birlikte ince bir yüzey olarak kullanılabilmesi, kütlesel ve katı özellikteki malzemenin akışkan formda, yumuşak bir şekilde dökülürcesine kıvrılmasını mümkün kıldı. Üzerindeki ince katmanı montaj gerektirmeden taşıması için, ayaklar bükülerek biçimlendirildi.

Ela Cindoruk - Moily Blues / Wall Jewels
Ø 60 cm
Pirinç
“Wall Jewels” serisi, tasarımcının gelenekselden beslenen geometrik desenleri çağdaş tasarıma taşıma yaklaşımının bir devamı. Cindoruk, mücevher tasarımlarındaki ifade biçimini 2014’te iç mekanlara yansıtmaya başladı. Lazer kesim ve el işçiliğinin birlikteliği ile üretilen parçaların her biri dantel desenlerini metal malzemeye büyük ölçeklerde dönüştüren ve iç mekanlara dinamik bir nüans getiren eşsiz birer obje.

 

Özlem Yalım - B1 El Yapımı Yorgan
205 x 205 cm
Tekstil
Siyah, gri ve beyazdan oluşan tamamen yeni bir renk aralığındaki kumaşlar ve farklı renklerdeki nakış iplerinin kullanıldığı bu yeni yorgan tasarımı geleceğe dair ve modern desenlerden oluşuyor. Geleneksel Türk yorganlarına göre daha dinamik bir tasarıma sahip olan yorgan, %100 doğal malzemeden el işçiliğiyle üretiliyor. B1 yorgan, Türkiye’deki geleneksel yorgancılık zanaatinin çağdaş bir yorumu.

Mevce Çıracı - Fire and Ice
7.5 x 8.5 x 14.5, 8.5 x 8.5 x 11 cm
Cam
Şamdanlar modüler bir tasarım yaklaşımıyla Çift 1 ve Çift 2 olmak üzere iki çiftten oluşuyor. Çiftler yalnız başına ya da diğer çiftler ile birlikte sonsuz kombinasyonlar yaratmak için kullanılabilir. Tasarım FIELDS’ın bilgisayarlı hesaplamayla oluşturulan desen temelli geometrilere odaklanan imza yöntemine örnek teşkil ediyor. Zanaatle üretilen camların dökümü için dijital olarak üretilmiş kalıplar kullanılıyor.

Melike Altınışık - SPIRA
300 x 120 cm
Cam, Çelik
SPIRA, tasarıma yenilikçi bir yaklaşımla geliştirilmiştir. İşlevi ile aynı dili konuşan akıcı ritme sahip tasarımı, strüktürü mekanlaştırırarak sürekli, akışkan ve dört boyutlu bir forma dönüştürüp farklı kullanıcılara aynı mekanda farklı deneyimler sunmayı hedefler. Kendisini oluşturan çoklu çizgisel elemanlar ile bunları destekleyen iki eğrisel elips arasında zarif bir dünya yaratır.

 

Sema Topaloğlu - The Old Lady
140 x Ø 26 cm
Cam, Mermer, Pirinç

 

Sergi 2 Aralık 2017 tarihine kadar ECNP Galeri'de izlenebilir.

 

 


Contemporary Istanbul'da yer aldık. November 21 2016, 0 Comments

Contemporary Istanbul 11. yılında sanat galerileri yanında tasarım galerilerinin de katılımına açıldı. Biz de geçtiğimiz iki yıl içinde sergilerini açtığımız tasarımcıların ağırlıkta olduğu bir grupla CI Design bölümüne katıldık.

 

Yılmaz Aysan'ın demir tellerden masa üstü heykelleri ve ilk defa ECNP Galeri'de sergilediği gümüş tellerden broşları,

Ömür Tokgöz'ün 2016, 8. Nassuische Sparkkase Seramik Yetenek Ödülü (The Vessel in Ceramic and Porcelain) Almanya ve yine 2016, Latviya Uluslararası Seramik Bienali, Mansiyon Ödülü kazanan porselen kaseleri,

... ve İpek Kotan'ın porselen çanakları, 

Gülnur Özdağlar'ın ileri dönüştürülmüş pet şişelerden ürettiği kaseleri 'tertiumnondata',

Selen Özus'un porselen duvar işleri 'The Closest',

ve Bilge Nur Saltık'ın el kesimi cam vazoları 'OP-vase' ile katıldık.

 Tasarımcılarımızın yanı sıra Ela ve Nazan'ın da mücevher ve mücevher dışı işlerini sergiledik.

Contemporary Istanbul'da bize heyecan veren ikinci bir proje ile de var olduk. Arçelik geri dönüşümü sanatla buluşturmayı amaçladığı ‘Cycles’ sergisini Contemporary İstanbul'da hayata geçirdi. Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinden elde edilen malzemeleri fonksiyonel sanat eserleri ve koleksiyon objelerine dönüştürmeyi amaçlayan ‘Cycles’ sergisinde Ela ve Nazan da kendi tasarımları ile yer aldılar.

Yaşadığımız, giderek grileşen dünya için neşe ve umut veren, renkli, gülümseten aynı zamanda geri dönüşüm/tüketim farkındalığını sağlayacak işler yapmak amacıyla yola çıkan Ela ve Nazan, 'değer'in ne olduğunu sorgulatan mücevherler tasarladılar.


We are proud to present Burcu and Selen... February 19 2016, 0 Comments

  

Burcu Büyükünal and Selen Özus are two jewelry designer-makers who are following our footsteps. Burcu, an ex-student of ours, worked with in our studio from 2003 to 2009; Selen on the other hand has spent time in the same studio as an intern.  Since 2011 they have their own studio, Maden Contemporary Jewellery Studio, where they teach and pursue their creative careers.

'Side by Side' is two solo but parallel shows, where we will exhibit their wall pieces as well as their new jewelry.

The Closest - Selen Özus

'My autoportrait works entitled “The closest” are the products of an interpretive process of visualizing myself which resulted in conflicts and clashes. The period started with shut-eye drawings: My white on white faces that only reveal themselves with a closer look, are chosen to define myself. Porcelain works emerged as the variable reflections of transparent and delicate materials gone with the flow.'

'It all starts with the valuable beauties and ugliness that surround us: People, being human, lights, spaces, relations, memories, nature and details. The sensations created by everybody and everything awaken a desire to produce. In fact, all shapens up while paying gently attention to the details. From then on my sole aim is to retreat to my secured world and to concretize what I see with my feelings… to reflect the combination of brain and heart.'

'While producing, drawings become objects, objects become art jewellery. Once my strong feelings balanced, the rest passes to the piece.'

Let it... - Burcu Büyükünal

'Let it… is a work that began to appear in my mind when I lost myself in the details of Abel Mort sculpture by Emile Feugère des Fort in Musée d’Orsay. It emerges from these details and changes its direction under the influence of the natural and obligatory course of life. It is fiction but it is real.'

'Let it exist, let it cease, let it come, let it go, let it stay, let it appear, let it conceal, let it decay, let it split, let it (them) gather, let it unite, let it be remembered, let it be forgotten, let it out, let it in, let it get lost, let it be found, let it become ugly, let it turn beautiful…'

'Among my works, there are designed products along with functional and nonfunctional, artistic and arbitrary pieces that I cannot classify. Contemporary jewellery, which is my main field, comes and goes between these two related disciplines, stands closer to one of them time to time. I sometimes focus on a technique, a material or a visual data around me and create links among them while revealing my own point of view. I crave to ask uncommon questions and find alternative answers to them. Even though I enjoy sticking to my habits in the process of creation, I find these shifts nourishing and exciting. I believe creating and making is a childlike addiction. That’s why my studio is my living room.'

The exhibition will run 3 - 26 March 2016, everyday except Sundays.


Another opening... :) April 14 2015, 0 Comments

We are loving the idea of having an exhibition and a exhibition reception for that matter.  

Yet another great opening took place last Thursday in ECNP Galeri, where Porcelain Landscapes exhibition opened.

As all of the artists were from out of Istanbul (a pure coincidence!) Yasha Butler and Müzz design team were not able to attend.  On the other hand their families and friends, Tulya Madra & Sahir Erdinç as well as Ömür Tokgöz were present.

Featured works consist of Yasha Butler's "Lithic" cups, reflecting on the delicate equilibrium of contrasts, Tulya Madra and Sahir Erdinç's "Adalar" (Islands) dining set, an interpretation of Agean islands, Ömür Tokgöz's cocoon-resembling round forms "Yığılmalar" (Accumulations), standing in a limbo on their circular base, andErin Türkoğlu & Melodi Bozkurt's (Müzz) "See no evil, Hear no evil, Speak no evil" vases, reminders of global warming and that humanity is merely a frail and small component of the Earth.

You can visit the exhibition until May 30th.